• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Site Haritası
Takvim
2019 Dini Gün ve geceler

 

 

 

Kurban Bayramı
11,12,13,14 Austos 
Pazar Pazartesi Salı çarşamba

Hicri Yılbaşı

31 Austos Cumartesi

 

 

Tasdemir Oymacılık

Tüm hediyelik oyma islerinde hizmetinizdeyiz.

Hacıagalar Köyü
Kahramanmaras

Mehmet & Arif Tasdemir
0537/366 47 43

Dinimizi ve camimizi çocuklarımıza sevdirelim

Kutlu Doğum programları çerçevesinde gönüllere muştu sunmak üzere Aksaray’ın Selime, Ilısu kasabaları ve Eskil ilçesinde konferanslar verdim. Normal zamanlarda camiye gelmeyenlerin, bu vesile ile camiye ve konferans salonlarına dolduğunu gördüm. Dinleyicilerin Peygamberimizin (sav) adı anılınca gözlerinin yaşardığını ve yüzlerinin ıslandığına şahit oldum. Selimeliler, Ilısulular ve Eskilliler çocuklarını da alarak salonlara gelmişler. Peygamberimizin(sav) getirdiği müjdeyi anlattım. Dinleyicilerin sabrı, gözyaşı ve dinleme iştiyakı görülmeye değerdi. Peygamberimize (sav) Kur’an indirildi. Kur’an’ın dört büyük maksadı vardır: Allah’ı anlatmak, ahret inancını kazandırmak, adaleti ve risaleti bildirmek. Hayat, Allah’ın varlığını tanımakla anlam kazanır. Bizi yaratan, yoktan var eden, bu hayatı veren ve türlü türlü nimetlerle besleyen, merhametli, şefkatli ve cömert Rabb’imizi tanımalı, ona kulluk etmeliyiz. Ahiret hayatının varlığı, insanı doğru, dürüst, ahlaklı, erdemli ve faziletli olmaya yöneltir. Dünya hayatını ahret hayatının takip etmesi, ölümün fani dünyadan baki cennete açılan bir kapı olması büyük bir müjde. Hayatı bir imtihandır, bu fani hayatta Rabb’imizin rızasını ve cenneti kazanan bahtiyardır. Rabb’ül-Âlemin adaletlidir, rahmeti gazabını geçmiştir, mağfireti boldur. Dünya hizmet ve ibadet yeri, ahret mükâfat ve saadet yurdudur. Peygamerimiz (sav) ve peygamberler, Rabb’imizi bize tanıtan, hayatın ve varlığın manasını anlatan, örnek alınacak rehberlerdir. Kur’an mesajlarını küçük yaşta çocuklarımıza öğretmeliyiz. Peygamberimiz (sav) torunlarını 4-5 yaşlarında iken omzuna alıp camiye getirmiş. Allah Rasulü (sav) kızı Hz. Zeynep’in yavrusu Ümame’yi omzuna alıp camiye geldiği zaman Ümame’nin 4-5 yaşlarında olduğu rivayet edilir. O yaştaki bir çocuk camide namaz kılacak olgunlukta değil elbette. Sevgili Peygamberimiz (sav) onu camiye getiriyor, ona kendini, camiyi ve dinimizi sevdiriyor. Din eğitimi küçük yaşta başlar, ağaç yaş iken eğilir. Devlet başkanı, aile reisi Peygamberimizin (sav), minik yavruyu omzuna alıp camiye getirmesinin önemi çok büyük. Sevgili Peygamberimiz (sav) o yavruya şu mesajı veriyor: “Sen benim başımın tacı, gönlümün sultanısın. Seni seviyorum, sana dinimi ve camimi sevdirmek istiyorum. Sen çok önemli ve çok değerlisin. Camiyi ve dinimizi sevmekle çok daha değerli olacaksın. Camimizi, namazımızı sev yavrum.” Kızların diri diri toprağa gömüldüğü bir topluma İslam müjdesini getiren Peygamberimiz’in (sav) kız torunu Ümame’yi omzuna alıp camiye gelmesi çok anlamlı. İnsanlara şu dersi veriyor: “Kızlara değer verin, onları küçümsenmeyin, çocukları camiye getirin!” Çocuklarımızı omuzlarımıza alıp camiye getirmeliyiz. Camiye geldikleri için onları daha çok sevdiğimizi göstermeliyiz. Cami çıkışında zaman zaman ve mevsimine göre çikolata, dondurma gibi hediyelerle ödüllendirmeliyiz. 4-5 yaşındaki çocuk, ibadet edecek olgunlukta değildir. Bu yaştaki çocuklar için her yer oyun yeridir. Çocuklarımız camide de oynayacaktırlar. Onların camideki oyunlarını ve attıkları sevinç çığlıklarını hoş görmeliyiz. Bir defasında Sevgili Peygamberimiz (sav) torunu Hz. Hüseyin’i omzuna alıp camiye gelir. Bu yaştaki çocuk namaz kılacak değil ya. Sevgili Peygamberimiz (sav), secdeye vardığı zaman sırtına çıkıp kendine göre oyun kurmuştur. Secdenin çok uzadığını hisseden sahabe-yi kiramdan biri, kendisini dalıp gittiği ve namazın bittiği vehmine kapılmış ve başını kaldırıp etrafa bakmış. Namazın devam ettiğini görmüş ve tekrar secdeye giderek namazı sürdürmüş. Namazdan sonra ashap, Peygamberimize(sav) namazda bir değişiklik olup olmadığını sormuşlar zira hiç bu kadar uzun secde görmemişler. Sevgili Peygamberimiz(sav), çocukları önemsediğini ve namazda dahi onların oyununu dikkate aldığını gösteren şu cevabı verir: ““Hüseyin secdeye vardığımda sırtıma çıktı. Evde bunu âdet edindiğinden, onu sırtımdan atamadım. Bu yüzden secde uzun sürdü.”(*) Çocuklarımıza karşı sevgi ve şefkat merkezli bir davranış modeli geliştirmeliyiz. Onların camiyi ve cemaati sevmesi için elimizden gelini yapmalıyız. Onların çocuk olduğunu unutmamalıyız. Çocuk, camide de oyun oynar. Büyükler, onların bu psikolojisini dikkate almalı, onlardan büyük insan tavrı beklememeli; kendimizi, camimizi ve dinimizi onlara sevdirmeliyiz.

  
1475 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.74985.7728
Euro6.36106.3865
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 5°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret76280