• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
    • Yaşar Özdemir
Site Haritası
Takvim
2019 Dini Gün ve geceler

 

 

 

Kurban Bayramı
11,12,13,14 Austos 
Pazar Pazartesi Salı çarşamba

Hicri Yılbaşı

31 Austos Cumartesi

 

 

Tasdemir Oymacılık

Tüm hediyelik oyma islerinde hizmetinizdeyiz.

Hacıagalar Köyü
Kahramanmaras

Mehmet & Arif Tasdemir
0537/366 47 43

Tunceli'de 30 bin "Siyasal Ermeni!.." Hatırlarsınız; Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'ndeki o meşhur "Ergenekoncu" yapılanmayı araştırırken karşımıza "Haç"lar çıkmıştı!.. Üniversite'yi yöneten, o inancın bulabildiği bütün "simgelerini" bir araya getirmiş ve Üniversite'yi tam manasıyla bir "misyoner üssü"ne dönüştürmüştü... Misyonerliğin "mezhebi" yönü de ilginçti; Ortodoks-Ermeni ağırlıklı bir manzaraydı karşımızdaki... (Van malûm; Ermenistan'ın "Hayali" sınırları içinde!..) Sonra baktık; Ergenekon'un en Kemalist, En Ulusalcı oluşumlarının başındakiler, bir yerlerden "Ortodoks Hıristiyanlığa" bulaşık!..
02.02.2012
Müslüman olmanın yükü altında ilk defa şiddetli şekilde ezildim ve hicab ettim. Slogandan öte gitmeyen, nutuktan beri gelmeyen, laf kalabalıkları arasında; "Ben de varım" demekten yorulmayan bir Müslümanlığımız olduğunu gördüm. Bu söylediklerimi üzerine alınıp bencilce itiraz edecekler olursa, onlar yazımın kapsama alanı dışındadır. Şöyle ki; El Halil şehrinin sokaklarında; "dolar dolar" diye dilenen çocuklar yanımızda yürürken, aklımdan şunlar geçti. Kabe'nin karşısındaki dev otellerde kalmak ve Kâbe'yi tepeden gören katı tercih ederek; "Orada kalacaksam giderim" şartını ileri süren Müslümanlar geldi.
02.02.2012
Kemalist tarih tezine göre, Türk tarihi yeniden yazılacak, tarih şuurunda Osmanlı-İslâm dönemi karanlık ve işe yaramaz gösterilecektir. Bunun için Türk Tarih Cemiyeti kurulur. M. Kemal bu cemiyetin başına Türk Ocağının teorisyenlerinden Yusuf Akçura’yı başkan yapar. Büyük yetkilerle donanan Akçura, millî tarihimizin temeli olarak İslâmlaşmış Türklüğün zarf ve mazrufu olan Osmanlı-İslâm dönemini almaz.
29.01.2012
Havayolu ile seyahat edenler bugünden itibaren yeni haklara kavuştu. Yeni yönetmeliğe göre, kendi iradesi dışında uçağa binemeyen yolcuya tazminat ödenecek.
01.01.2012
Görmez’in görmesi gerekenler Kerbela mateminin erbain törenleriyle alakalı olarak Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Ayetullah Sistani tarafından Necef’e davet edildi. Kerbela ve Al-i beyt kimsenin tekelinde değil ve bütün Müslümanların ortak değeridir. Lakin şu var ki, Şiiler bu değerleri tekellerine alarak kendilerini Ehl-i beyt’in yanında göstermeye çalışmışlardır. Şunu söyleyebiliriz. Onların Ehl-i beyt anlayışları ancak kendilerini bağlar. Ehl-i sünnetin Ehl-i beyt anlayışı siyasi istismarın dışındadır ve bu yönüyle masumiyet/ismet hüllesi giymiştir. Buradaki masumiyet ifadesi saf ve temizlik anlamındadır. Yoksa Hazret-i Peygamberin veya peygamberlerin dışında kimse için masumiyet atfettiğimiz yok. Sabah gazetesinin konuyla ilgili haberi ve haberde kullandığı başlık gerçekten de şaşırtıcıdır. Konuyla ilgili haberin başlığı şudur: Görmez’e tarihi Kerbela daveti!
01.01.2012
Eğitimde takdir, beğenme ve ödül; ceza, dayak ve tehditten çok daha etkilidir. Eğitimci ve yazar Adem Keven, Öncü Öğretmen isimli fevkalade güzel kitabında takdirin gücünü anlatan nefis bir örnek verir. Okuyalım. “Yavuz, çok hareketli, yerinde duramayan kıpır kıpır bir öğrenci idi. Dağınıktı, çalışma düzeni edinememişti, defterleri karma karışıktı. Verilen ödevleri ya hiç yapmıyor veya gelişigüzel yapıp geçiştiriyordu. Sınıf içindeki hareketleri zaman zaman zorlayıcı olabiliyor, öğretmeni ve arkadaşlarını çileden çıkarabiliyor, sınıfın huzur içinde ders yapmasını engelliyordu.
01.01.2012
4 Şubat 1926 Perşembe sabahı. Görevli ‘Muhammed Atıf’ diye bağırdı. Hoca ağır adımlarla, dualar mırıldanarak sehpaya yürüdü. Kılıç Ali’nin öfkesi ise bitmemişti.
07.12.2011
Şükrü ÖZBUĞDAY Hicret, İslâm tarihinin en önemli olayıdır. Hicret, Müslümanları, müşriklerin zulmünden kurtarmış, İslâm'a yayılma imkânı sağlamış, böylece İslâm inkılâbının başlanğıcı olmuştur. Bu itibârla olaydan 17 yıl sonra, Hz. Ömer'in halifeliği esnâsında, Hz. Peygamber'in hicret ettiği yılın 1 Muharrem'i olan 16 Temmuz 622 tarihi "Hicri-Kamerî Takvim" için "takvim başı" olarak kabul edilmiştir. Bilindiği gibi Hz. Peygamber, Mekke şehrinde doğmuştur. Yüce Allah, O'nu burada peygamber olarak görevlendirmiştir. Görevinin gereği olarak, "(Önce) en yakın akrabalarını uyar." (1) âyet-i kerimesi gereğince, yakınlarından başlamak üzere, insanları İslâm'a davet etmeye başlamıştır. Kendilerini İslâm'a da'vet ettiği kimseler O'nu, el-Emin = güvenilir kişi olarak tanıyorlardı. O'nun dürüstlüğü ve ahlâkî üstünlüğü üzerinde ittifak halinde idiler. Kendisinin Allah tarafından gönderilmiş ve görevlendirilmiş Peygamber olduğunu duyunca, O'na inanmaya ve etrafında toplanmaya başladılar.
26.11.2011
Bir yerden baska bir yere göç etmek. Hz. Peygamber (s.a.s) ve ashabinin Islâm devletini kurmak üzere Mekke'den Medine'ye göç etmeleri. Rasûlullah Mekke'de teblig görevini sürdürürken Kureysliler de inkârlarinda diretiyorlardi. Peygamberimiz teblig görevini Mekke'nin disina tasirmak istiyordu. Bu nedenle Taif'e gitti. Tâifliler de Kureysliler gibi inkârcilikta direnmisler ve Peygamberimizi tasa tutmuslardi. Peygamberimiz onlarin bu cahilce hareketleri karsisinda yilmamistir. Özellikle hacc mevsiminde Mekke disindan gelen insanlarla görüs üyor onlara Islâm'i anlatiyordu. Peygamberimiz bir gün Akâbe mevkiinde Medineli alti ki si ile karsilasti. Onlara Ku r'ân okudu ve Islâm'a davet etti. Medineliler Peygamberimizle konustuktan sonra durumu kendi aralarinda degerlendirdiler.
26.11.2011
Ulema ve fukahanın türleri, sınıfları, tabakatı, rütbeleri vardır. İyi alimler, kötü alimler... Gerçek alimler, sahte alimler... İyi alimlerin özelliklere nelerdir? (1) Sahih bir icazetleri vardır. Bu icazet onları sağlam bir silsile ile Resullerin Seyyidi Efendimize (Salat ve selam olsun ona) ulaştırır ve bağlar. (2) Onlar ihlaslı alimlerdir. İlmi Allah rızası için okumuşlar, yine Allah rızası için okutmuşlar, Allah rızası için sahih din kitapları yazmışlardır. (3) Onlar Şeriat'a ve Sünnet'e uyarlar. (4) Din ilimlerini ve fıkhı zengin olmaya, dünya serveti edinmeye, voli vurmaya, köşeyi dönmeye, zenginleşmeye âlet etmezler. Geçimlerini sağlamak için ücret ve maaş alabilirler ama din yoluyla zengin olmak niyetini beslemezler.
06.11.2011
Kolay bir iş değil. Söylemek, yazmak, anlatmak çok kolay! Ama bunu yaşamak, gereğini yerine getirmek çok zor, gerçekten zor! Hz.İbrahim, peygamberler zinciri içinde en çok sınava tabi tutulanlardan. Hem de az-buz değil, çok azim ve yaman sınavlar bunlar. Bunların en önemlisi de, ihtiyar yaşında ancak sahip olabildiği ciğer paresi İsmail ile verdiği büyük sınav!.. Evladını Allah yolunda fedâ etmek/kurban etmek, her babayiğidin harcı değildir! İbrahim aleyhisselam bu yiğitliği gösterdi, oğlunu Allah’a feda etmeye/kurban etmeye azmetti. Ve bu sadakati sebebiyle de, o büyük sınavlardan birini daha kazanmış oldu.
06.11.2011
Mehmet Ali BulutHaber 7 Bugünün bayramları daha güzel Bugün ne güzeldi dediğimiz o bayramların yaşandığı dönemde de birileri “Hey gidi günler, ne güzeldi o eski günler” diyordu Nostalji, eskiye özlem, insan beyninin var ettiği bir yanılsamadır ki, onunla insan kendi kusurlarını örter. En eski zamanlardan beri, insanlar, hep işlerin kötüye gittiğini söylemişler, kıyamet alametlerinden söz etmişler ama kendilerini düzeltmeyi akıl dememişler. Oysa sınava tabi tutulmuş olan unsur zaman değil insandır. Zamanın ve mekânın bir vebali yoktur. Eskilerin ifadesiyle “eşyanın hakikati sabitti”
06.11.2011
Bu bayram “Kurban bayramı”… İslâm âleminin her tarafından kan kokuları geliyor… Keşmir’den, Bengladeş’ten, Afganistan’dan, Pakistan’dan, İran’dan, Irak’tan, Suriye’den, Yemen’den, Libya’dan… Sesim olsa da şu uzun havayı bir de benden dinleseniz: “Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime…” “Anam anam garibem!” Dünyadan kurban manzaraları görmek isteyenler İslâm dünyasına baksınlar! Bayram gerçekten geldi mi? İslâm dünyası kaç yıldır bayrama hasret? Kaç bayramı hüzünle, elemle, ıstırapla geçirdi; kaç bayramı kanla, barutla idrak etti?
06.11.2011
"Yüce Meclisimizi oluşturan zevat yalnız Türk, yalnız Çerkes, yalnız Kürd, yalnız Lâz değildir. Fakat bunların hepsinden oluşan Müslüman unsurlardır." M. Kemal Paşa. YIL 1920... Mayıs'ın 1'indeyiz. Vak'a Ankara'da geçer. Millet Meclisi daha yeni açılmıştır. 23 Nisan'la 1 Mayıs arasında kaç gün vardır... Kastamonu Mebusu Yusuf Kemal Bey kürsüye çıkar ve Sıhhat Vekâleti (Sağlık Bakanlığı) hakkında bir konuşma yapar. Konuşmasında "Türk... Türklük..." kelimelerini sık sık kullanır. Bu konuşmadan bazı cümleler alalım.
27.10.2011
iki kavmin arasına ayrılık sokacak hiç bir meseleye ‘evet’ diyemem diyemiyorum. Birileri desin ki ‘ilkokulda ayrı bir lisan ile eğitim vermek, ayrılık getirmez’, ona da ‘tamam’ diyeyim. Son zamanlarda yeni bir moda başladı, ‘İslamcılar Kürt meselesine sahip çıkmıyor’ diye. Bu meselede beni de kınayanlar oldu! Öncelikle şunu söyleyeyim. Ben İslamcı değilim, Müslümanım. İkincisi evet, ben bir Türkmen’im. Ve Müslüman Türk milletinin bekası ve îlâsı daima beni heyecanlandırmıştır.
25.10.2011
 3 

                                                                                       

Saat
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam33
Toplam Ziyaret77815